Edremit'in Konumu:
Yüzölçümü 708 Km2 olan Edremit’in 15 mahallesi, 4 beldesi ve 20 köyü vardır. 39 derece 35 dakika enlem dairesi ile 27 derece 01 dakika boylam dairesi arasında yer alır. E 87 karayolu üzerinde bulunan Edremit’in deniz seviyesinden yüksekliği 16-25 metredir. Doğusu Havran ilçesi, güneyi Burhaniye ilçesi , Edremit Körfezi ve Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi, kuzeyi ayni ilin Bayramiç ilçesi ile çevrilidir. Kazdağı, Eybek Dağı ve Gürgen Dağı Edremit’in kuzeyinde yer alır.
Edremit'in Tarihçesi:
Edremit Milattan 1443 yıl önce PİDASUS adı ile Burhaniye İskelesi civarındaki Karataş Mevkiinde kurulmuş bir şehirdir. Truva-Bergama yolu üzerinde bulunmasından dolayı bir çok baskınlara uğramış bir ara, harap bir halde Lidya Kralı KREZÜS ün eline geçmiştir. Kralın kardeşi bu şehri yeniden yaptırmış hatta süslemiş ve kendi adı olan ADRAMYS ismini vermiştir.
M.Ö. 548 yılında İranlıların, M.Ö. 241 yılında Bergama Krallığının eline geçen Edremit, zengin devrini yaşamaya başlamış, bağlı olduğu Bergama Krallığına rakip olmuştur. Bu devir 109 yıl sürmüş ve şehir M.Ö. 132 yılında Romalıların eline geçmiştir.
M.S. 1076 yılında önce, Selçuklu Sultanı Süleyman Şahın, sonrada Veziri Ebülkasımın orduları tarafından üst üste iki defa istilaya uğrayan Edremitliler,şehri terk edip etrafa yayılmaya başlamışlardır.
M.S. 1090 yılında şehir, Tıryanus adlı bir şahsın yardımı ile şimdiki park yanındaki Akpınar çevresine kurulmuştur.
M .S. 1231 yılında, Türk akıncıları Edremit’e saldırmış ve çetin savaşlardan sonra, Türk Komutanı Yusuf Sinan’a şehrin anahtarı teslim edilmiştir. 1336 yılında Karesi toprakları Osmanlı Ülkesine katıldığından, Edremit’te Orhan Gazi tarafından Osmanlı Devleti hudutları içine alınmıştır.
1453 yılında Bizanslıların kışkırtması ile Rumlar Edremit’e saldırmış ve kasabayı yakıp yıkmışlardır. Bu sırada Madra Dağında avlanmakta olan Saruhan Beyi durumu öğrenmiş, askerleri ile düşmanı kuşatarak kılıçtan geçirmiştir. Edremit baskınını öğrenen Fatih Sultan Mehmet bu işte Bizans Krallığının parmağı olduğunu anlamış ve bu baskın üzerine çıkardığı ferman, şehrin hayatiyeti bakımından büyük değer taşır. Ferman şudur: ‘BUNDAN SONRA EDREMİT KÖRFEZİ İLE ÇEVRESİNDE RUMLARDAN HİÇBİR KİMSENİN YURTLANMASINA İZİN YOKTUR.YAPANLAR, YAPTIRILANLAR ÖLDÜRÜLÜR.’
1461 yılında, Midilli Adası Beyi Nicolas ayaklanmıştır. Bu olayı öğrenen Fatih Sultan Mehmet Edremit’e gelerek 26 gün kalmış ve süre zarfında 67 gemi inşa ettirilmiştir. Bilahare, üç tersanede yaptırdığı 67 gemi 2000 Leventlik Ordusu ile Altınova kıyılarından Midilli Adasına saldırmış, 1462 yılında yenilen Midilli Adası Beyi Fatih’in ayaklarına kapanmış, kaleyi teslim ederek af dilemiştir.
1841 yılında Nahiye Merkezi olan Edremit’e ilk Nahiye Müdürü olarak Hoca Gâni Hümayunundan Salih Efendi atanmıştır.
1867 yılında kaza merkezi olan Edremit’e Şerif Paşa Mahdumu Ahmet Bey ilk Kaymakam olarak atanmıştır. 1877 yılında Belediye Teşkilatı kurulmuştur. Edremit, İstiklal Savaşında öncülüğünü yapmış, düşmana ilk kurşunu atan Edremit olmuştur.
Yurdun o karanlık günlerinde; Edremit’te Kaymakam olan Hamdi Bey 15.09.1919’da Edremit’te kurduğu Kuvayi Milliye Teşkilatı ile Akbaş Baskınını düzenleyerek, ele geçirdiği çok sayıda silah ve mühimmatı orduya aktarmıştır. 30.06.1920 tarihinde Soma ve Balıkesir cephelerinin bozulması üzerine silahını bırakmak zorunda kalmıştır. 797 gün işgal altında kalan Edremitliler birçok tehlikeler geçirmiştir. 09.EYLÜL.1922 günü, düşmanı kovalayan Türk Süvarilerine kavuşmuş ve onları bağrına basmıştır. Bu gün her yıl parlak törenlerle Kurtuluş Bayramı olarak kutlanmaktadır.
Akçay; Kazdağları'nın yemyeşil doğası ile Egenin mavi sularının kucaklaştığı huzur ve tatil beldesi. Kordon Boyu, Sarıkız heykeli, denizin içinden fışkıran tatlı su, tertemiz sahilleri ile Ege?nin ve Edremit Körfezi?nin çekim merkezi konumundadır.
Edremit; Çanakkale-İzmir yolu üzerinde Akçay´a 9 km uzaklıkta bulunan Edremit, MÖ.15 yy´da Adramytteion adıyla kurulmuştur.
Antandros; Kaz Dağları´nın güneyinde Altınoluk´a yakın bir tepede kurulmuştur. Kent, tepenin üzerinde bir kale ve batı yamaçlarında bir mezarlık ile çevrilmiştir. Altınoluk Beldesi sınırları içinde ki tarihi kentteki kazı çalışmaları devam etmektedir.
Altınoluk; Akçay?a 17 km uzaklıkta Körfezin kuzeyinde Kazdağı´nın güneyinde kurulu kent Antandros adıyla anılır. Bölgenin önemli turizm yörelerinden birisidir. Altınoluk Belediyesi tarafından her yıl düzenlenen "Antandros Kültür Sanat ve Yaşama Saygı Festaivali" büyük ilgi görmektedir.
Pınarbaşı; Güre Beldesi sınırları içinde Akçay´a 6 km mesafede bir piknik yeridir. Yamaçtan akan bol ve buz gibi su yaz aylarında serinlemek için ideal bir köşedir. Orman Müdürlüğü´nce işletilmektedir. Ayrıca piknik alanı içerisinde Alabalık üretilen bir çiftlik bulunmaktadır.
Şahinderesi; Kazdağları´nın Altınoluk bölgesi eteğinde bulunmaktadır. Altınoluk´u tepeden görür. Temiz kaynak suları olan bol ağaçlı bir piknik yeridir. Ayrıca konaklama tesisi ve restoranı bulunmaktadır.
Çağlayan; Kızılkeçili Köyü içinde olup Akçay´a 3 km mesafededir. Kültür Bakanlığı´nca teseillenmiş 800 yıllık çınar ağacı burada bulunmaktadır.
Hanlar (Handeresi); En çok rağbet edilen piknik yerlerindendir. Akçay´a 35 km uzaklıktadır. Ormanları ve soğuk suları ile dikkati çeker. Çevresinde lokanta ve kafeler bulunur.
Mıhlı Çayı: Akçay´a 25 km mesafede Altınoluk-Çanakkale karayolu üzerinde çevresi ormanlık bir dere kenarıdır.
Güre Gelinçamı Piknik alanı; Akçay´a 8 km mesafede halka açık piknik yeridir. Güre´den itibaren yeni açılan yol ile ulaşılabilir. Her yıl Güre Belediyesi´nce yapılmakta olan Sarıkız etkinliklerinin bir bölümü burada yapılmaktadır.
Sütüven; Zeytinli Beldesi sınırları içinde Akçay´a 5 km uzaklıkta piknik alanıdır. Manzara seyir terasları ve oyun alanları düzenlemeleri bulunmaktadır. Alanda 8 m yükseklikten dökülen ve yörenin adı ile anılan Sütüven Şelalesi bulunmaktadır.
Hasan Boğuldu; Zeytinli Beldesi sınırları içinde Sütüven piknik alanından sonra derenin karşı tarafındaki patika yolu izleyerek 1 km sonra ulaşılır. Bir şelalesi ve içinde pek çok balığın bulunduğu gölcükten oluşur.
Tahtakuşlar Etnografya Müzesi; Akçay´a 5 km Balıkesir Çanakkale E-24 karayoluna 2 km uzaklıkta asfalt yolla bağlı, doğal güzellikler içinde kurulmuş, Türkiye´nin ilk Özel Etnoğrafya Müzesi ile 1992 yılında açılan ve Türkiye´de ilk kez bir köyde kurulan bir sanat galerisidir. Galeri´de Orta Asya´dan Türkiye´ye göç eden Konar-Göçer Türk boylarının ilginç ve özgün kültür varlıkları, giyim eşyaları, aletleri, halıları ve çadırları sanat galerisinde her tür sanat yapıtları yıl boyunca sergilenmektedir.
Ayrıca Altınoluk Abdullah Efendi Konağı, Zeytinli Çay Bahçesi, Sarıkız Tepesi, Şıp Şıp Dede ve Edremit Parkı görülmeye değer yerlerdir.


